Randevu Al - İSTANBUL
Randevu Al - İSTANBUL +90 (553) 034 22 05
+90 (553) 034 22 05 Harbiye Mah. Mim Kemal Öke Cad. No: 6 D: 3 - Şişli/İstanbul
Türkçe

tr

Dil Seçimi

Renal Pelvis Ve Üreterin Ürotelyal Tümörleri (Üst Üriner Sistemin Üroteryal Tümörleri)

Mesanenin ürotelyal tümörlerine göre daha az ve daha ileri yaşta görülür. Renal pelvis tümörleri üreter tümörlerine göre daha sık görülür. Üreterdeki tümörlerin %70 sıklıkta üreter alt ucunda, daha az oranda orta ve üst ucunda görülür. Üst üriner sistem tümörü olan hastaların %15-50’sinde aynı zamanda mesanesinde de tümör vardır. Tedavi sonrasında dahi mesanede nüks görülme oran %20-75’tir. Bu oran mesanenin takibini gerekli hale getirir. Mesane tümörü olan bir hastada üst üriner sistemde tümör gelişme riski %2-4 oranındadır. Bu nedenle sistektomi yapılmış hastalarda da bu risk devam edebilir, bu nedenle yakın takip edilmelidir.

Hastada görülen şikayetler:

  • Erken evrelerde İdrarda kanama (hematüri) mikroskobik veya makroskopik pıhtılı veya pıhtısız olabilir.
  • İdrar yaparken yanma, acı (dizüri)
  • Kitlenin veya pıhtının yaptığı tıkanıklığa bağlı olarak yan ağrısı görülebilir.
  • İleri evrelerde kilo kaybı, halsizlik, anemi, kemik ağrısı

Tanı:

Kontrastlı bilgisayarlı tomografi sıklıkla kullanılan tanı yöntemidir. Tümör radyolojik yöntemlerde “dolum defekti” şeklinde görülür. Kontrastlı tetkiklerde hidronefroz (böbrek havuzcuğunun genişlemesi) ve böbreğin fonksiyon göstermemesi %20 oranında görülebilir. Bu durumda tümörün %33’ü invazivdir. Üreterde de genişleme (üreteronefroz) ve böbreğin fonksiyon göstermemesi durumu %40 sıklıkta görülür ve %60 oranında invaziv tümör varlığı riski vardır.

Renal pelvis tümörlerinin %85’i papiller özelliktedir. Mesane tümörlerinin %70’i yüzeyel iken, pelvis tümörlerinin %50-60’ı invazivdir. Üreter tümörlerinin de %55-75’i düşük dereceli ve düşük evrelidir, ancak daha sık invazyon gösterir.

Üst üriner sitem ürotelyal tümöründen şüphelenildiğinde, endoskopik inceleme (üreteroskopi ve nefroskopi) ile tümörlü doku görülür ve biyopsi alınır. Patolojik incelemede tümörün tipi ve derecesi tespit edilir.

Neden oluşur?

Mesane tümörü ile aynı risk faktörleri üst üriner sitem ürotelyal tümörlerine neden olur. Ayrıca Balkan nefropatisi ve analjezik (ağrı kesici) aşırı kullanımı özel tipte ürotelyal tümör oluştururlar. Bu tümörler sıklıkla her iki üst üriner sistemde görülür, çok sayıda nüks gösterme eğilimindedir.

Nasıl tedavi Edilir?

Üst üriner sistemde kas dokusu ince olduğu için, tümörler daha erken kasa invaziv hale gelmektedir. Renal pelviste doku kalınlığı, üreterdekilerine kıyasla, erken tümör invazyonunu yavaşlatmaktadır. Sonuçta, sağkalım renal pelvis tümörlerinde üreter tümörlerine göre daha iyi durumdadır. Üst üriner sistem tümörleri lenfatik, hematojen ve komşu dokulara direkt yayılım gösterebilir. En sık akciğerler, karaciğer, kemikler ve bölgesel lenf nodlarına metastaz olmaktadır.

En iyi sağkalım avantajı sağlayan, standart tedavi nefroüreterektomi ve mesane kafı çıkartılması ameliyatıdır. Bu ameliyatta, böbrek, tüm üreter ve üreterin mesaneye girdiği bölge çıkartılmaktadır. Tümör lokal ileri evrede ise adrenal bez çıkarılması sağkalıma katkıda bulunur. Bu ameliyat açık ameliyat veya laparoskopik ve robot yardımlı ameliyat şeklinde yapılmaktadır.

Tek böbrekte tümör, aynı anda iki böbrekte tümör ve çok sayıda nüks gösterme özelliğine sahip Balkan nefropatisi varlığında tedavide daha konservatif yöntemler tercih edilebilir. Bu durumda hastanın klinik özellikleri de çok önemlidir.

Düşük dereceli ve invaziv olmayan ürotelyal tümörlerde konservatif tedavi uygulanabilir. Konservatif tedavinin uygun olmadığı düşük dereceli, evre Ta, T1 ve T2 proksimal ve orta üreter tümörlerinde, tümör çok odaklı değilse segmental üreterektomi uygulanabilir. Nefron korumanın gerektiği durumlarda üreterektomiyi takiben psoas hitch ve Boari flap yöntemleri kullanılarak geride kalan üreter mesaneye birleştirilir.

Cerrahi sonrasındaki patolojik değerlendirmede evre T3 ve T4, lenf nodu pozitif lokal ilerlemiş hastalıkta radyasyon tedavisi lokal nüks riskini ve metastaz gelişme riskini azaltmakta yeterli olmamaktadır. Bu hastalara ek tedavi olarak kemoterapi vermek daha uygun olmaktadır.

Tedavi Sonrasında Takip Nasıl yapılmalıdır?

Üst üriner sistem tümörleri nüks riski yüksek tümörlerdir. Eş zamanlı ya da farklı zamanlarda iki taraflı hastalık görülme riski %1-4’tür. Bu nedenle hayat boyu radyolojik ve endoskopik olarak tüm üriner sistem takip edilmelidir.

[widget-129]

Yorum Yap