Randevu Al - İSTANBUL
Randevu Al - İSTANBUL +90 (553) 034 22 05
+90 (553) 034 22 05 Harbiye Mah. Mim Kemal Öke Cad. No: 6 D: 3 - Şişli/İstanbul
Türkçe

tr

Dil Seçimi

Ürotelyal Tümörler İçin Konservatif Tedavi

Ürotelyal Konservatif Tedavinin Sağladığı Avantaj

Üst üriner sistemde kas dokusu ince olduğu için, tümörler daha erken kasa invaziv hale gelmektedir. Renal pelviste doku kalınlığı, üreterdekilerine kıyasla, erken tümör invazyonunu yavaşlatmaktadır. Sonuçta, sağkalım renal pelvis tümörlerinde üreter tümörlerine göre daha iyi durumdadır. Üst üriner sistem tümörleri lenfatik, hematojen ve komşu dokulara direkt yayılım gösterebilir.

En sık akciğerler, karaciğer, kemikler ve bölgesel lenf nodlarına metastaz olmaktadır. En iyi sağkalım avantajı sağlayan, üriner sistem konservatif tedavi nefroüreterektomi ve mesane kafı çıkartılması ameliyatıdır. Bu ameliyatta, böbrek, tüm üreter ve üreterin mesaneye girdiği bölge çıkartılmaktadır. Tümör lokal ileri evrede ise adrenal bez çıkarılması sağkalıma katkıda bulunur. Bu ameliyat açık ameliyat veya laparoskopik ve robot yardımlı ameliyat şeklinde yapılmaktadır.

Konservatif Tedavi Nasıl Uygulanır?

Tek böbrekte tümör, aynı anda iki böbrekte tümör ve çok sayıda nüks gösterme özelliğine sahip Balkan nefropatisi varlığında tedavide daha konservatif yöntemler tercih edilebilir. Bu durumda hastanın klinik özellikleri de çok önemlidir.

Düşük dereceli ve invaziv olmayan ürotelyal tümörlerde konservatif tedavi uygulanabilir. Konservatif tedavinin uygun olmadığı düşük dereceli, evre Ta, T1 ve T2 proksimal ve orta üreter tümörlerinde, tümör çok odaklı değilse segmental üreterektomi uygulanabilir. Nefron korumanın gerektiği durumlarda üreterektomiyi takiben psoas hitch ve Boari flap yöntemleri kullanılarak geride kalan üreter mesaneye birleştirilir.

Konservatif Cerrahi ve Diğer Tekniklerin Uygulanışı

Ürotelyal konservatif tedavi, üst üriner sistemin korunmasını sağladığı için avantajlıdır. Konservatif cerrahi ve diğer tekniklerin uygulanışı şöyledir:

  • Perkütan giriş

Perkütan yöntem renal pelvisteki düşük dereceli ya da noninvaziv ÜÜS-ÜHK için düşünülebilir. Alt kalikste yer alan ve ulaşılması zor olan tümörler için tercih edilir.

  • Bölgesel adjuvan ajanlar

Tümör rekürrensini önle-mek amacıyla adjuvan intrarenal kemo veya immünoterapiler uygulanır. BCG ve mitomycin C kullanılır ve bu ajanlar üriner sisteme, üreter stenti veya nefrostomiyle 3 yollu 20 cm’de açılan sistemle instile edilir.

  • Kemoterapi

Üriner sistem konservatif tedavi olarak uygulanan kemoterapide neoadjuvan kemoterapinin etkisi bilinmektedir. Sağ kalım oranları daha yüksektir. Adjuvan kemoterapinin etkisini araştıran metaanalizler cisplatin bazlı kemoterapinin yalnızca cerrahi uygulanan hastalara göre genel sağ kalıma %57 faydası olduğunu ortaya koymuştur. Radikal cerrahi sonrası böbrek fonksiyonları azalan hastalar için kemoterapi uygulanmamaktadır.

  • Radyoterapi

Ürotelyal konservatif tedavi dahilinde uygulanan radyoterapinin amacı hastalığın lokal kontrolünü sağlamaktır. Kemoterapiye adjuvan tedavi olarak uygulanabilen radyoterapi sonrası hastaların sık takibi gerekmektedir. Mesanedeki nüks oranları %15-50 arasındadır ve uzak metastaz olarak değerlendirilmemelidir.

Konservatif tedavi nasıl uygulanır ve konservatif tedavi sonrası nelere dikkat edilir gibi aklınıza takılan sorular varsa kliniğimizi arayabilirsiniz.

[widget-129]

Yorum Yap