Randevu Al - İSTANBUL
Randevu Al - İSTANBUL +90 (553) 034 22 05
+90 (553) 034 22 05 Harbiye Mah. Mim Kemal Öke Cad. No: 6 D: 3 - Şişli/İstanbul

Kök Hücre Tedavisi İle Sertleşme Bozukluğuna Kalıcı Çözüm Mümkün mü?

Sertleşme Bozukluğu Tedavi Yöntemlerinin Etkisi Kalıcı Mıdır!

İktidarsızlık, impotans, sertleşmeme sorunu, sertleşme sorunu, sertleşme problemi, sertleşme bozukluğu, erektil bozukluk, erektil disfonksiyon, ereksiyon kusuru, ereksiyon problemi, ereksiyon sorunu, ereksiyon bozukluğu... değişik ifadelerle aslında anlatılmak istenen penisin uyarılara karşı normal göstermesi gereken fizyolojik tepkiyi vermemesi, zayıf vermesi veya çok kısa süreli cevap verip yumuşak hale geçmesidir. Erektil disfonksiyonu olan hastaların %70’inde fosfodiesteraz tip 5 enzim inhibitörü (FDE5i) olan ağızdan alınan ilaçlarla (sildenafil, vardenafil, tadalafil) ereksiyon elde edilmektedir. Bir grup hasta yan etkilerinden dolayı ilaç kullanmayı bırakmaktadır. Fayda gören hastaların %20’si de bir süre sonra ilaçlardan fayda göremez hale gelmektedir. Diğer tedavi yöntemleri yaşam tarzında değişiklikler, idrar yolundan alprostadil ilaç uygulaması, penisin sertleşen dokusu olan korpus kavernozum içine ilaç enjeksiyonu, vakum cihazı ve bu tedavilerden hiç fayda görmeyenlerde ise penis içine protez yerleştirilmesidir. Görüldüğü gibi, protez hariç hiçbir tedavi sertleşme sorununa neden olan asıl nedeni tedavi edici özelliğe sahip değildir. Bu nedenle, nedene yönelik kalıcı tedavi arayışlarına olan ilgi artmıştır. Ozonlu PRP tedavisi ve kök hücre tedavisi kalıcı tedavi yöntemi olarak gelecek vadetmektedir.

İktidarsızlık için risk faktörleri nelerdir?

Sertleşme bozukluğu için sağlıksız beslenme, sedanter egzersizin az olduğu bir yaşam tarzı, sigara, katkılı gıdalar, obezite, yüksek kan yağları, metabolik sendrom, insülin direnci ve diyabet, damar sertliği ve sağlıksız yaşlanma en önemli risk faktörleri olmaktadır. Prostat kanseri için yapılan radikal prostatektomi ameliyatları, rektum kanseri ameliyatları, pelvik bölgeye verilen radyoterapi en sık yan etki olarak erektil disfonksiyona neden olan durumlardır.

Kök Hücre Tedavisi İle Nasıl Kalıcı Çözüm Elde Edilir?

Kök hücreleri karakteristik olarak endotel hücreleri, düz kas hücreleri, Schwann hücreleri ve sinir hücreleri dahil pek çok dokuya dönüşebilme potansiyeline sahiptir. Bu nedenle ereksiyon sorunu varlığında uygulanacak kök hücre tedavisinin azalmış veya fonksiyonu bozulmuş damarlardaki ve sinüzoidlerdeki endotel hücreleri, kavernozal sinirleri ve korpus kavernozum kas dokusunu onaracağı düşünülmektedir. Ayrıca, kök hücrelerinin uyarıcı etkisiyle dokuda mevcut endotel hücreleri, düz kas hücreleri kendilerini yenileme (rejenerasyon) sürecine girerler ve bu hücreler arasında parakrin etkiyle, yani uzaktan etkileyerek, fonksiyonel düzelme sağlarlar. Yapılan tüm çalışmalarda bu etkileşimin varlığı ve sonucu gösterilmiştir.

10 yılı aşkın zamandır yapılan akut erektil disfonksiyon modeli hayvan deneylerinde kök hücre tedavisinin etki mekanizmasının parakrin etki ile olduğu tespit edilmiştir. Kronik erektil disfonksiyon modelinde (yaşlanma, diyabet mellitus, hiperlipidemi gibi) ise gerçek mekanizma tam olarak aydınlatılamasa da elde edilen başarılı sonucun hücrelerdeki farklılaşma, düzelme ve onarımın etkisiyle oluştuğu düşünülmektedir.

Erektil disfonksiyon tedavisinde hangi kök hücre tipleri kullanılır?

Bu 4 çeşit kök hücre tipinden etik olarak ve kullanılabilirlik olarak uygun olup, klinikte kullanılanılan multipotent kök hücreleridir. Unipotent hücreler tedavi amacımıza uygun değildir. Pluripotent kök hücrelerin kullanımı da etik kurallar gereği kullanılımı uygun değildir. Ancak, laboratuvarda yapılan bazı değişikliklerle, somatik hücrelerden embriyonik kök hücrelere spesifik transkripsiyon faktörlerinin salgılanması sağlanarak, pluripotent kök hücreler elde edilebilmektedir. Bu hücreler embriyonik kök hücrelerle benzer özelliklere sahiptir, ancak farklılıkları tam olarak aydınlatılamamıştır.

Sertleşme Bozukluğu İçin Kök Hücre Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kök hücreler klinik uygulamada iki kaynaktan elde edilir: kemik iliğinden ve yağ dokusundan. Her ikisi de lokal anestezi altında yapılmaktadır. Kemik iliğinden özel biyopsi iğnesi ile kemikten girilerek alınır. Az miktarda olduğu için laboratuvarda kültür ortamında çoğaltılma ihtiyacı vardır. Yağ dokusu ise liposakşın işlemi ile alınmaktadır. Çok miktarda hücre elde edilebildiği için laboratuvarda çoğaltma işlemine gerek duyulmamaktadır. Bugüne kadar yapılan çalışmalar yağ dokusundan elde edilen kök hücrelerin (adipöz kaynaklı kök hücreleri) sayıca daha fazla elde edildiğini ve daha güvenli olduğunu göstermiştir. Üroloji alanı dahil tüm tıp branşlarında uygulanan kök hücre tedavilerine bakıldığında hiçbirinde bir yan etki gözlenmemiştir. Endüstriyel olarak hazırlanan allojenik ve zenojenik kök hücreleri de hazırlanmaktadır. Ancak, otolog yani kişinin kendi dokularından elde edilen kök hücreler daha güvenlidir.

Sertleşme Sorunu için kök hücreler penise nasıl verilir?

Elde edilen kök hücreleri hangi yolla uygularsak daha etkili olur sorusuna yıllar içinde cevap aranmıştır. Kök hücrelerin direkt ilgili organa enjeksiyonu, periton içine veya damar içine enjeksiyonu detaylı araştırılmıştır. Enjeksiyon sonucunda enjekte edilen kök hücrelerin ancak %1’i ilgili organa ulaşabilmekte, bunlar da birkaç günde yok olmaktadır. Bu nedenle direkt organa enjeksiyonun daha etkili olduğu belirlenmiştir. Yapılan erektil disfonksiyon deneysel çalışmalarında korpus kavernozuma verilen hem adipöz doku kaynaklı hem de kemik iliği kaynaklı kök hücrelerin, kavernozal sinir hasarı, damarsal yetmezlik, diyabet mellitus, hiperlipidemi ve yaşlanma kaynaklı erektil disfonksiyon tedavisinde etkili olduğu gösterilmiştir.

Bugüne kadar bu konuda yapılan çalışmalarda, korpus kavernozuma enjekte edilen kök hücreler 7 güne kadar, hasarlı dokuda birikim gösteriyor. Ancak bu süreçte kemik iliğinde de bir birikim söz konusu. Kemik iliğinde biriken bu kök hücrelerin de bir kaynak oluşturarak, uzun vadede hasarlı alana gönderildiği düşünülüyor.

Enjekte edilen kök hücrelerin aşılama ve tutunma düzeyi düşük olmasına rağmen, parakrin etkilerle klinik olarak anlamlı düzeyde etki oluşturduğu belirlenmiştir. Kök hücreleri farklı hücre tiplerine dönüşmeye ek olarak, parakrin etkilerle rejenerasyon mekanizmalarını başlatır, dokuda var olan öncül hücrelerin yayılmasını ve doku hücrelerine dönüşmesini farklılaşmasını uyarır. Hücre ölümünü engelleyen ve yeni damar oluşumunu uyaran faktörlerin üretimi ile hasarlı dokuların onarılmasını sağlar. Ayrıca, immün sistemi düzenleyerek, doku yenilenmesi sürecine katkıda bulunur.

Kök Hücre Tedavisinin Geleceği

10 yıldan uzun süredir yapılan klinik çalışmalar ve sürekli artan ilgi dikkate alındığında her geçen gün artan klinik tecrübe ve teknolojinin katkısı ile minimal invaziv bir yöntem olan kök hücre tedavisinde gelişmeler kaydedilmekte ve daha başarılı sonuçlar elde edilmektedir.

Kök hücre tedavisi gelecek vadeden, uzmanlık gerektiren, ileri düzey bir tedavi yöntemidir!

Tedavi kararını verirken mutlaka bu konuda deneyimli, konuya her yönüyle hakim bir üroloji uzmanını tercih etmelisiniz. Unutmayın, kalıcı ve sağlıklı çözüm sizin elinizde…

[widget-129]

Yorum Yap